02.28.07

“İş görüşmesi için nasıl giyinmeli?”

Posted in Hayattan at 15:42 tarafından gokhan

“İş görüşmesi için nasıl giyinmeli?”

İster yönetici ister işçi pozisyonu için başvurun iyi bir ilk izlenim için kıyafet önemlidir. İşveren kıyafetinize bakarak ön bilgi sahibi olabilir. Kıyafetin belirleyici olduğu fikrine katılıyorsanız giyinme konusunda verilen önerilere göz atabilirsiniz.
İster yönetici ister işçi pozisyonu için başvurun iyi bir ilk izlenim için kıyafet önemlidir. İşveren kıyafetinize bakarak ön bilgi sahibi olabilir. Kıyafetin belirleyici olduğu fikrine katılıyorsanız giyinme konusunda verilen önerilere göz atabilirsiniz. Hemen söyleyelim; Mini etek ve dar kıyafetlerle iş görüşmesine gidilmesi kesinlikle önerilmiyor.

Öncelikle iş görüşmesi için çağrıldığınız veya başvuracağınız yeri arayarak, özel bir kıyafet uygulaması olup olmadığını sorun.

İş yerini sektörel olarak değerlendirin. İş yerine yürümeniz gerekiyorsa ve mekan büyükse bol pantalon ve kazak giyebilirsiniz. Eğer ortak ve kalabalık bir ofise gidecekseniz, sade ve şık giyinebilirsiniz. Resmi olmayan bir ofiste görüşme yapacaksanız da, pantalon, ceket ve bir bluz uygun olabilir.

Eğer bir etek giymeyi tercih ediyorsanız sentetik ve parlak saten bir etek tercih edilebilir. Mümkün olduğunca mini etek, dar kazak, pasaklı gösteren kıyafetlerle, sandalet tarzı ayakkabılarla iş görüşmesine gitmeyin.

Giysilerinizde leke, yırtık, sökük veya kırışıklık olup olmadığını kontrol edin. İyi görünmeyen, birbirine uygun olmayan kıyafetlerinizi değiştirin.

Bakımlı olmak isterken itici olmayın. Az makyaj yapın, fazla saç spreyi kullanmayın, aşırı parfüm sıkmayın ve aşırı mücevher takmayın. Bir burun küpesi, istediğiniz işin hayal olmasına neden olabilir.

Saçlarınızı, tırnaklarınızı kontrol edin. Ayakkabılarınızı çıkmadan cilalayın, çamurlu olup olmadığına dikkat edin.

Daha hoş görünmek için şal, eşarp gibi bir aksesuar kullanabilirsiniz. Portfolyonuz için de kıyafetinize uygun hoş bir dosya edinebilirsiniz.

Unutulmaması gerekenler
Evden çıkmadan önce son kez çantanızı kontrol edin, makyajınızı tazeleyin ve son kez aynaya bakın. İyi geçmesi olası bir iş görüşmesine hazırsınız!
 
İlk izlenim için tek bir seçim şansınız var; Çok resmi veya yerine göre giyinmek.
 
Trend olan stilinizin algılanmasını zorlaştırdığından daha iyidir. Kıyafetler senin hakkındaki izlenimi güçlendirir. Anlatmak istediğin şeyi anlatır.

02.27.07

The Girl Next Door

Posted in İzlediklerimiz at 01:39 tarafından gokhan

The Girl Next Door

Tür: Romanti-komedi

Yönetmen: Luke Greenfield

Gösterim tarihi: 27 Ağustos 2004

EmileHirsch(matthew Kidman)  Elisha Cuthbert(danielle)

Matthew, politikaya atılmak üzere üzere olan genç bi çocuktur ve hiçbir sosyal hayatı yoktur. Herşey ders demektir onun için. Komşusu olan Danielle tanışınca hayatı değişir ve çok eğlenirler. Daniele aşık olur. Ama Danielle in çokta iyi bir geçmişi yoktur ve başlarına dert açar. Özellikle filmin finalinde çekmeye çalıştıkları filmle, hayatlarının çok kötü olucagını düşünürken, insanı şaşırtan harika bir düşünceleri oldugunu anlıyorsunuz. Tam işte şimdi bittiler derken, gülüyorsunuz. Olaylar birbirini hiç bırakmıyor ve sıkılmadan izleyebileceginiz güzel bir film. Harika bir film;)Filmden Resimler

The Girl Next Door The Girl Next Door The Girl Next DoorThe Girl Next Door The Girl Next Door The Girl Next Door

02.25.07

ahh leyla ahhh…

Posted in Hayattan at 15:29 tarafından Yesim

cicek.jpg

Leyla, ağacın altına oturmuş resim yapıyordu.Babası kızın elindeki bomboş kagığıdı görünce sordu :
-Leyla, ne resmi yapıyorsun bakayım?
-Çimenlikte bir keçi resmi.
-Çimenler nerede?
-Keçi hepsini yedi.
-Ya keçi?…
-Yiyecek birşey kalmayınca o da gitti.

 

 

02.23.07

Sevimli ve ürkütücü

Posted in Hayattan at 16:40 tarafından Yesim

 

balina.jpg

 

Nekadar ürkütücü dişler dimi, resimden çıkıp, bir ısırık alıcakmış gibi.. Nekadar güçlü bir çene ve keskin dişler.. 

Ürkütücü Ses
FotoÄŸraf : Paul Nicklen

İriyarı dişinin köpekdişlerinden daha da ürkütücü olan şey, çıkarttığı -tam göğsümde hissettiğim, matkap sesini andıran- derin sesti. Amacı arkamdan gizlice yaklaşan bir diğer leopar fokunu uzaklaştırmaktı. Başarılı da oldu; ziyaretçi hemen uzaklaştı.
penguen.jpg

En çok bu resmi sevdim, yakalamak zor olsa gerek. Nekadar şirin, bir yanda doganın vahşi bir canlısı, diğer yanda onun avı, Yeni yüzemeye çalışan, sevimli canlılar.. Doğadaki zıtlıklar, bir bütünü oluşturuyor.

olum.jpg

Oyunbaz Avcılar
FotoÄŸraf : Paul Nicklen

Bir yavru leopar foku, yiyeceÄŸi olan Papua pengueniyle oynuyor. Foklarla üç hafta geçiren fotoÄŸrafçı Paul Nicklen, 450 kilo ağırlığındaki bu yaratıkların “empatiden uzak olduÄŸunu” belirtiyor. “Görünüşe bakılırsa, onlar için öldürmenin amacı yemek olduÄŸu kadar eÄŸlenmek ve oynamak da.” Nicklen leopar foklarının hayvanı sarsarak, suya atarak ve tekrar kapıp çıkararak avın ölümünü bir saatten fazla uzattığını gözlemlemiÅŸ. Kimi zaman penguen aldığı yaralardan deÄŸil, kovalamanın yarattığı ÅŸoktan ya da stres nedeniyle ölüyor.
*Resimleri National Geographic dergisinden aldım, harika fotograflar var.

Süleyman ORAKÇIOĞLU (Damat giyimin sahibi)

Posted in Girişimcilik at 08:43 tarafından gokhan

01-17a.jpg

 

İlk olarak iş hayatına bir arkadaşının 20 metre karelik dükkanında, arkadaşıyla birlikte çalışarak başladı. Arkadaşına saat 4’e kadar yardım ettikten sonra akşamlarıda akşam okuluna gidiyordu. Gelen müşterilerin çoğu anadoludan gelip toptan ürün aldığı ve İstanbula her zaman gelmedikleri için arkadaşı Fair Bey ile gelen müşterilere istanbulu gezdiriyor eğlendikten sonrada iş konuşuyorlardı. Bir yandanda arkadaşlarına kazak, triko gibi şeyler satarak harçlıklarını çıkartıyordu.Fairle birlikte bir süre çalıştıktan sonra işin nasıl yürüdüğünü nasıl koli yapılıcağından işin en ince ayrıntısına kadar öğrendi. Faire bir teklifte bulunmaya karar verdi ve Fairden ürettiklerini alarak kendisi satmaya karar verdi. Fairle konuştu Fair Bey’in parayı nasıl ödiyeceğini sorması üzerine paranın bir kısmını ödemek zorunda kaldı ve daha gerisinide sattınca ödemek üzere anlaştılar. Böylece pantalon ürettiren konumuna gelmiş oldu. İnsanların ilgisini çekicek birşeyler aradı ve pantalonları farklı yapmak için kapalı çarşıdan artık derileri toplattırarak pantalonlara deri köprü yaptırarak ürettirmeye başladı. Farklı olan pantalonlar insanlarının ilgisini çekmeye başladı ve herkes 7-8 ay taksitle satarken Süleyman Bey yok satmaya başladı. Bunun üzerine camın üzerinde deriyi kesebilecek bir alet yaptırarak daha çok üretti. Pantalon satışlarının yükselmesinin ardından gömlek de yapmaya karar verdi. Atölyecilere farklı birşeyler yapmak istediğini anlattı. Yapmak istediği gömleklerin altına bir yaka daha koyarak çift yakalı farklı gölmekler üretmekti. Yapılan gömlek tasarımı seri üretime gitti ve gömlek üretildikten sonra atölyecilerin onun istediğinin tam tersini yaptıklarını gördü. Daha sonra gölekleri elinden çıkartmak için ucuz fiyat ile sattı. 20 metre karelik yerden 90 metre karelik zafer hana geçtiler zafer handa yerlerinin bulunmasının zor olmasına rağmen yaptıkları iş iyi olduğundan ve busayede aranan bir firma olduklarından ihtiyacı olan müşteriler onları ordada bulabiliyorlardı. Bir gün zafer handaki mağzaya bir kumaş üreticisi pazarlamacısı geldi. Süleyman Bey örnek kumaşlara baktı ve ilk başta hiçbirini beğenmedi fakat tam  pazarlamacı çıkacakken çantasının arkasında başka kumaş örnekleri olduğunu farketti. Onlarıda görmek istedi onlarada baktı ve bir tanesini beğendi. Pazarlamacı fabrikayı arayarak kumaşlardan olup olmadığını sordu. Kumaşlar toptan satılmak için yapılmış onun için fabrikada hiç yoktu bunun üzerine Süleyman Bey iyi bir pazarlığa girerek kendisi için farklı renklerde 3 bin metre ürettirdi. Daha sonra bu kumaşlardan kısa ceketler yaptırdı. Ceketlerin çok tutulmasından bir süre sonra sadece ceket değil kumaşınıda satmaya başladı.  Bu işin tüm zorluklarını öğrenen Süleyman Bey işinde başarılı bir şekilde büyüdü ve bugün Damat ,ADV ve Tween markalarının sahibi.

Bu yazı Süleyman ORAKÇIOĞLU Bahçeşehir üniversitesi girişimcilik dersine konuk olarak geldiğinde alınan notlarla yazılmıştır.

EÄŸer BeÄŸenirseniz sizinle böyle dersimize gelen giriÅŸimcilerin hayatlarını paylaÅŸmaya devam edicem…lütfen yorum kısmına yazınız… 

Next Page » Next Page »