03.31.07
Posted in Hayattan at 14:55 tarafından Yesim
Iki emekli parkta guvercinlere yem atiyorlardi,
Birinci ihtiyar :
“Su guvercinlere ne zaman yem atsam, siyasetcileri hatirliyorum ” dedi
Diger ihtiyar; neden…??? diye sorunca ekledi ;
“Yerde dolasirlarken elimizden yiyorlar, havalaninca kafamiza siciyorlar. ..”
& tane sınavım var bu hafta.. bu hafta geçer mi? geçer… Hayatımız sınav. Alıştım artık, eskisi gibi stres yapmıyorum. Okeydede yenildim zaten, aÅŸkta kazanırım belki;)) Gökhan’da açık öğretim sınavlarına giriyor bu haftasonu, baÅŸarılar hayatım. Herkese iyi pazarlar..
Permalink
03.27.07
Posted in Kategorilenmemiş at 14:00 tarafından Yesim
Yarın sınavım var ama bende sınav havası yok! bugünki de iyi geçti. Geçen dönem sınavlar her haftaydı bu dönem sınav haftası yapmışlar, haftaya 6 sınav birden. Kurulu gibi oluyor insan, al bunu çalış ertesi gün masadan o kitap kalkıyor ve yerine yenisi geliyor! Böyle sürüp giderken bunlar bir yandan da yaÅŸamaya çalışıyoruz. Ayın sonunda İstanbul film Festivali baÅŸlıyor. Biletler bitmiÅŸ gibi. Hafta içi seanlar 2.5 ytl. Türk filmlerinin çoÄŸuna oyuncu yada yönetmen katılımı var. Meraklısına;) Haftasonu Pınar geldi Bursa’dan canım benim, öyle özlemiÅŸim ki onu! Pazar günü birlikte kahvaltı ettik, eÅŸyalarını hazırladık yolcu ettik. Yine koskoca İstanbul’da yoluma devam ettim, yalnız başıma. Onların her geliÅŸinde gidiÅŸinde içimden birÅŸeyler kopuyor! Anneside bize harika bir kahvaltı hazırlamış, nefisti! Pınar’ın not defterinden yurtla iligili düşüncelerini, yaÅŸamı okudum. Evde olduÄŸum için mutluyum, özgürüm. Her insan kısa bir sürede olsa yaÅŸamalı ama birÅŸeylerin deÄŸerini anlamak için! TaÅŸ Meclisi diye bir kitap aldım ondan yolda okumaya baÅŸladım, neredeyse duragı kaçırıyordum. Kafamı kaldırdığımda duraga gelmiÅŸtik hemen fırladım yerimden çantamı bile toplayamadım!Filmide vizyondaydı yakın zamanda. Acayip akıcı bir kitap, uzun zamandır, elime böylesi geçmemiÅŸti. ÇoÄŸu bitmeden kenarda duruyordu!:( Acayip bilgi ve hayal gücü var kitapta. Psikoloji, ÅŸamanların gücü, parapsikoloji, telepati.. Ani ölümler, birbirine zincirlerle baÄŸlı adım adım çözülen olaylar zinciri. Ama kitabın sonu bence tam bir vasat! Böyle akışa harika bir son bekliyor insan. Sonunda bir ÅŸamanlar arası bir yarış var ve üyelerin hepsi bir hayvana dönüşüyorlar. Diane nin olaylara bakışı ve çözümlemesi zekice. Çok akıllı bir kadın karakter oluÅŸturmuÅŸ, acayip güçlü. Son noktaya kadar herÅŸey iyi kitapta. Ben artık yatıyım, aaaa unutmadan ipekyolunun sitesine uÄŸrayıp, test yapın ve dondurma indiriminizi alın derim! Fırsatalr deÄŸerlendirmek içindir dimi;)) eyvallahhh…
Â
Yazar: Jean-Christophe Grange
Çeviri: Ali Cevat Akkoyunlu
Â
Permalink
03.21.07
Posted in Cep Telefonu at 09:21 tarafından gokhan
Merhaba cep telefonundaki mesajların çoğulmasıyla mesajlarını silmek istemeyen herkes gibi bende buna çözümler aramaya başladım. Sonunda bir program buldum ve mesajlarımı bilgisayarıma aktardım.
(resimleri üzerine basarak büyütebilirsiniz.)
1)Önce programı burdan indiriyoruz.
2)İndirdiğimiz programı Zip ten çıkartıyoruz.
3)Programı cep telefonuna göderiyoruz.
 (resim 1.1)
Önce nokia pc suit’i açıyoruz ve uygulama yükle ikonuna basıyoruz. (bkz resim1.1)
 (resim 1.2)
Uygulama yükleme ekranına geldiÄŸimizde indirdiÄŸimiz programı bularak –> ok ile cep telefonumuzun inçine yolluyoruz.(bkz resim1.2)
4)Programı cep telefonuna kuruyoruz.
Sırasıyla bu işlermleri yaparak kuruyoruz
a.Menu ye giriyoruz.
b.Araçlar a giriyoruz.
c.Yöneticiye giriyoruz.
d.Message Storer a basarak kurma işlemini gerçekleştiriyoruz.
5)Kurulan programın simgesi menüye geliyor.(bkz resim 2.1)
 (resim 2.1)
6)Menüye gelen programı çalıştırıyoruz.
 (programı çalıştırınca gelen ekran…)
7)Kaydetmek istediÄŸimiz mesajları seçiyoruz nerede olduÄŸunu inbox ta mı , outboxtamı yoksa all message da olabilir. Birden çok mesajı kaydetmek için seçenek –> mark–>mark all(*) seçeneklerini seçmeniz gerekiyor.

8)Mesajları seçtikten sonra yani iÅŸaretledikten sonra seçenek–>other –> store as text file a basarak mesajları cep telefonuna bir .txt yani notpad olarak kaydetmiÅŸ oluyoruz.
Â
Â
Â
9)Kaytdettiğimiz bu message.txt yi bilgisayarımıza atıyoruz. Attığımız dosya notepad te açılıyor burda pek hizalı görünmediğinden burdaki bütün yazıları kopyalayıp yeni word dökümanı açıp onun içine yapıştırıyoruz böylece artık sizinde mesajlarınız bilgisayarınızda.
Yazan: Gökhan TEKE
Ben uzun zamandır böyle bir program arıyordum ama bir türlü bulamıyordum. Benim telefonumda çalışmıyordu biriken mesajlarımı bir türlü aktarıp yedekleyememiÅŸtim hemde telefonum doluyodu buldum bu programı ve çok hoÅŸuma gitti artık mesajlarımı bilgisayarıma atabiliyorum. Bunu bir çok insanında aradığını ve bulamadığını düşünerekten detaylı bir anlatımla sitemde yer vermeye karar verdim inÅŸallah iÅŸinize yaramıştır. Takıldığınız konularda yardımcı olurum….Â
Â
Â
Â
Permalink
03.19.07
Posted in Bizden at 13:02 tarafından Yesim
sonunda burdayım. Kablonun içindeki tellerde sorun var sanırım, kaç gündür nete giremiyorduk. Kablo 40 m. çıkarıp götürüp, uçlarını deÄŸiÅŸtirmek iÅŸkence, nete gireremekte öle ama:) PerÅŸembe günü elektirklerin kesilmesiyle baÅŸlayan netsizlik! bu akÅŸam son buldu! geçici bir süreç olmaz inÅŸallah. KardeÅŸim kabloyu eliyle tutuyor, geliyor bırakınca gene yok! En sonunda kasa ile duvar arasına krem kutusu sıkıştırdık, öyle girebiliyoruz. Krem kutusuna baÄŸlı herÅŸey! Sınav zamanı gelip çatıyor yine! Almanca dersi alıyorum bu dönem ve haftasonundan beri çalışıyorum hala iÅŸlediÄŸimiz yere gelemedim. Ezberlemek zor oluyor ama çok eÄŸlenceli yeni bir dil öğrenmek. Beyin hücreleriminin zorlandığını hissediyorum! Hayat güzel devam ediyor, beni bu havalar mahvetti.. Hava mis gibi ben ders çalışıyorum. Haftasonu Gökhan’la pazara gittik:) Bizim için ilkti:) Sıkılmadan baya bir dolaÅŸtı benimle:)) Åžimdilerde kafasını kitaba gömmüş çalışıyordur..herkese sevgiler.. Yoksam bilinki, krem kutusu düşmüş!!!:))
Permalink
03.15.07
Posted in Girişimcilik at 00:44 tarafından gokhan
        Â
Â
          1949 yılında Nevşehir’in bir köyünde doğmuştur. Bulunduğu köyde ki tek odadan oluşan ve tek bir öğretmenin sınıftaki öğrencileri sırayla okuttuğu bir okulda ilk okulu okudu. Daha sonra Nevşehir lisesini bitirdi. Daha sonra istanbul tıp fakültesine gitti ve bölümünü birincilikle bitirerek mezun oldu. Bu sırada ikinci sınıfta okumakta olan bir kız ile tanıştı. Ailelerden kaynaklanan nedenler ile ilk başta nişanlanamadılar. Fakat 4. yılın sonunda nişanlandılar. Otobüste yada sinemada nereye gitseler ders çalışıyorlardı. Bütün dersleri takip ediyor ve düzenli not tutuyorlardı. Daha sonra bir çok kişinin bu derslere gelmediğini farkedip harçlıklarını çıkartmak için tuttukları notları teksir yaparak satmaya ve harçlıklarını çıkartmaya başladılar. Mezun olduktan sonra sınava girdiler ve Doğan Bey dahiliye doktoru olurken hanımıda çocuk doktoru oldu. Daha sonra hanımıyla birlikte bir muayenehane açtılar. Doğan Bey’in daha önce tedavi ettiği hastalarından biri olan Abdullah Bey, Doğan Bey’in para veremem kiramı bile ödeyemiyorum demesine rağmen muayenehanede Doğan Bey’e  ücretsiz olarak yardım etmeye başladı. Muayenehaneyi hazırladılar ve tabelasınıda koydular fakat hiç gelen giden olmuyordu. Daha sonraları iğne yapıyormusunuz diye soranlar olmuş. Soran birkaç kişiye ücretsiz olarak iğne yapmışlar, abdullah bey’de hastalara çay servis etmiş. Bu şekilde kendilerini duyurmak için bir nevi reklam yapmışlardır. Birinci yılın sonunda günlük gelen hasta sayısı ortalama 5 kişiye çıkmaya başladı. Gelenlere güler yüzlü davranmaları, muayenehaneyi temiz tutmaları ve iğne olmaya gelenlerle bile ilgilenerek, ilaçlarına bakıp hastalığını söyleyerek önerilerde bulunmaları, onlara müşteri kazandırdı. Böylece ikinci yılın sonuna doğru ssk hastaneleri gibi günlük 50 kişiye bakmaya başladılar. Bir gün çapadan buraya bir doktor gelmiş diye kızıyla birlikte gelen teyzeyi muayene ettikten sonra Doğan Bey hemşireye bir iğne yapmasını söylemiş, paravanın arkasına geçtikten kısa bir süre sonra hemşire telaşlı bir sesle doktor bey yetişin diye bağarınca Doğan Bey gidiyor ve hastanın kıpkırmızı olmuş, birazda kan gelmiş şekilde olduğunu görünce birden telaşlanıyor. Ne yapıcağını bilemiyor önce, telaşlanarak hasta muayenehanede ölürse ne yaparız diye düşünüyo ve hemen hastayı kurtarmak için hastahaneye götürmeyi düşünüyor. Ama oraya gitmesinin çok uzun süreceğini anlayınca, kendisi hastanın iyileşmesi için elinden geleni yapıyor. Sonra hastanın kızının kocam evde yemek bekler, benim eve gitmem demesi üzerine teyzeyi sırtına alan Doğan Bey teyzeyi eve kadar götürüyor bu arada yavaş adımlarla yürüyorki ne kadar çok kişi onun teyzeyi sırtında taşıdığını görürse okadar iyi olur diye düşünüyor. Adının duyulması için yapıyor bunu bir nevi. Teyzeyi evine götürdükten sonra o gece orda kalıyor ve teyzenin başından ayrılmıyor. Teyze iyileşiyor.  Daha sonra hanımıyla birlikte 5 katlı bir poliklinik açıyorlar. İşi büyütmeyi düşünerek önceden aldıkları bir arsaya yeni bir bina yaptırarak, Doğan Hastahanesini açıyorlar. Hastahaneyi açması için dönemin cumhurbaşkanına mektup yolluyorlar. Hastahanenin açılışını cumhurbaşkanı yapıyor. Şu anda hastahanede 350 kişi çalışıyor. Bu 350 kişinin 60 tanesi doktor. Son olarakta beylikdüzünde yeni bir şube açtılar.
Bu yazı Dr. DoÄŸan BİRGÜL’ün BahçeÅŸehir üniversitesi giriÅŸimcilik dersine konuk olarak geldiÄŸinde alınan notlarla yazılmıştır.
Bir giriÅŸimci örneÄŸi daha umarım beÄŸenirsiniz…
Â
Permalink
Next Page »
Next Page »